GÜNCEL HABER
Tarih: 21.11.2021
Görüntülenme: 184
Haberi Yazdır
ALLAH'IN VARLIĞININ DELİLLERİ 2


Önceki yazımızda, Cenabı Hakkın kâinatı bir nizam içerisinde yarattığını, bu nizamında kendiliğinden olamayacağını ve bir yaratıcıya ihtiyaç duyacağını bahsetmiştik. Daha sonra insanın bizzat kendisine bakmasının bile, bir yaratıcının olması gerektiği gerçeğinin açık bir şahidi olarak yeteceğini ifade etmiştik.

            Hakikaten kâinattaki düzen, insanın yaratılışındaki harikuladelik, adeta bir yaratıcının olduğunu bize haykırmaktadır. Yine bir önceki yazımızda kalbin muazzam yapısına değinip bir kalp cerrahı ile yaptığımız konuşmayı aktaracağımızı söylemiştik.

            İlk görev yıllarımdı. Yirmi bir yaşlarında idim. Büyük bir camiye görevlendirilmiştim. Sabah namazlarında kırk - elliye yakın cemaat olurdu. Cemaatimi iyi tanırdım. Fakat Pazar günleri hafta içi olmayan bir beyefendinin geldiğini fark ettim. Her Pazar sabah namazına gelen bu beyefendi, sadece Pazar sabah namazına geldiğinden midir? Halinden midir? Bilmem ama kendisi dikkatimi çekerdi. Çünkü sadece Pazar sabah namazlarına gelen bu beyefendinin üzgün, duygusal bir duruşu vardı.

            Yine böyle bir Pazar sabah namazı idi. Yine aynı beyefendiyi aynı hali üzere görmüştüm. İçimden acaba işi mi yoktur ya da ailesiyle mi tartışmıştır ki böyle üzgün duruyor diye sorular geçiyordu. O gün kararımı aldım beyefendi ile tanışıp neden üzgün olduğunu soracaktım. Cemaat dağılırken biraz acele davranıp hemen o beyefendinin yanına vardım. Kendisine;

            -Müsaitseniz sizinle tanışmak istiyorum. Dedim.

            -Tabi olur hocam. Diye cevap verdi.

Birlikte imam odasına geçtik. Buyur ettim, oturdu. Beyefendinin bu üzgün halini sormazdan evvel usulen önce bir tanışmak istedim. Adını, soyadını ne iş yaptığını sordum. Beyefendi adını soyadını söyleyip şöyle devam etti;

            -Hocam ben sadece Pazar günleri cemaate katılabiliyorum. Çünkü özel bir hastanede kalp cerrahı olarak çalışıyorum. Dedi.

            Böyle deyince şaşkınlığı iki kat daha arttı. Ben kendisinin işsiz güçsüz olarak düşünürken beyefendi kalp cerrahı çıktı. Artık daha fazla bekleyemeyip kendisine yardımcı olmak niyetiyle beyefendi sizi hep üzgün görüyorum bunun sebebi nedir? diye sordum.

Beyefendi ağlamaya başladı ve şöyle dedi;

            -Hocam ben Rabbimin huzurunda nasıl hüzünlü durmayayım ki? Biz kalp cerrahı olarak insanın göğsünü açıp kalbi açıktan müşahede ediyoruz. Kalbin her atışta adeta ''Allah, Allah'' diye attığını görüyoruz. Böylesine muazzam bir eserin sahibi olan Yüce Allah'ın huzurunda dururken nasıl olurda insanın kalbi titremez.

            Allahu Ekber, Allahu Ekber… Bu ne büyük bir mana. Bir kalp cerrahından bunları duyunca öylesine etkilendim ki tarifi ne mümkün.

            Doktorun, hem ağlaması, hem bir yandan anlatması beni çok etkilemişti. Etkilendiğimi görünce doktor biraz sakinleşip kalp hakkında şu muazzam bilgileri verdi.

            -Hocam, kalp dört odacıktan oluşan, muazzam bir pompa yapısına sahip organdır. Bildiğiniz üzere sürekli atar. Peki, bu kadar çalışan kalbimizin yanması gerekmez miydi? Elbette ki evet. Ama Yüce Rabbimiz kalbin içerisine su kesecikleri koymuş soğutsun diye. Böylelikle sürekli çalışan kalbimiz yanmaz. Yine hocam bu kalpte öylesine bir pompalama gücü vardır ki eğer kalbi yerinden çıkarıp on sekiz litrelik bir su şişesini önüne koysanız, kalp o şişeyi tam iki kilometre öteye atabilirdi.    

            Hakikaten kalp aslında ilk bakışta bir kastan ibaret bir et parçası. Ama Yüce Allah bu et parçasına öyle bir özellik vermiş ki insanın en hayati organlarının en başında geliyor. Demek ki Yüce Rabbimiz öylesine büyük bir kudrete öylesine muazzam bir sanata sahip ki bir et parçasına böyle özellikleri giydirivermiş.

            Şimdi böylesine muazzam bir sanat karşısında boyun büküp Yüce Rabbimize kulluk gerekmez de ne olur? Rabbimizin bunca sanatına bunca kudretine rağmen inkâr etmek körü körüne bir saplantıdan ibaret değil de nedir? Rabbim bizleri isyan edip, azıp küfre dalanlardan eylemesin. Kendisine kullukla yücelip kalbi, gönlü, bütün hayatı güzelleşenlerden eylesin. İnkâr bataklığından bizleri korusun.

İLGİLİ RESİMLER
ÇAYIRALAN HABER 2021 Tüm Hakları Saklıdır
Çayıralan Haber, Telefon: 0 542 310 6158, cayiralanhaber,çayıralanhaber,çayıralan haber,ÇAYIRALAN HABER,ÇAYIRALANHABER,CAYİRALANHABER,çayıralan haber,yozgat çayıralan haber,YOZGAT ÇAYIRALAN HABER, çayıralanın sesi,ÇAYIRALANIN SESİ,haftalık gazete,gaste,gazete,dergi,GAZETE,GASTE,DERGİ,HAFTALIK GAZETE,çayıralan köyleri,çayıralan kasabaları,çayıralan resimleri,çayıralan belediyesi,çayıralankaymakamlığı,çayıralan hastanesi,çayıralan meb,çayıralan emniyet,çayıralan esnaf,çayıralan bal festivali,çayıralan siyasi gazete,çayıralan ekonomik gazete,çayıralan köylerinden haberler,çayıralan yozgat gazetesi,YOZGAT ÇAYIRALAN GAZETESİ,ÇAYIRALAN HABERLERİ,ÇAYIRALAN SİYASİ HABERLERİ,ÇAYIRALAN EKONOMİK HABERLERİ,ÇAYIRALAN HABER İLKELİ HABER,www.cayiralanhaber.com